Pazartesi, Aralık 29, 2008
baş baş 2008...
Efenim; herkese mutlu ve güzel yıllar dilerken kendime de;
Sevdiklerimle mutlu, sağlıklı, başarılı, bol gülmeli, bol yazmalı ve bol kitaplı ve tabii bol tezli bir yıl diliyorum :)
Öpüldünüzzz............. FÖŞ!
Cumartesi, Aralık 06, 2008
Salı, Kasım 25, 2008
the killer(s)
When there's nowhere else to run
Is there room for one more son
One more son
If you can hold on
If you can hold on, hold on
I wanna stand up, I wanna let go
You know, you know - no you don't, you don't
I wanna shine on in the hearts of men
I wanna mean it from the back of my broken hand
Another head aches, another heart breaks
I am so much older than I can take
And my affection, well it comes and goes
I need direction to perfection, no no no no
Help me out
Yeah, you know you got to help me out
Yeah, oh don't you put me on the back burner
You know you got to help me out
And when there's nowhere else to run
Is there room for one more son
These changes ain't changing me
The gold-hearted boy I used to be
Yeah, you know you got to help me out
Yeah, oh don't you put me on the back burner
You know you got to help me out
You're gonna bring yourself down
Yeah, you're gonna bring yourself down
Yeah, you're gonna bring yourself down
I got soul, but I'm not a soldier
I got soul, but I'm not a soldier
Yeah, you know you got to help me out
Yeah, oh don't you put me on the back burner
You know you got to help me out
You're gonna bring yourself down
You're gonna bring yourself down
Yeah, oh don't you put me on the back burner
You're gonna bring yourself down
Yeah, you're gonna bring yourself down
Over and in, last call for sin
While everyone's lost, the battle is won
With all these things that I've done
All these things that I've done
If you can hold on
If you can hold on
Pazar, Kasım 16, 2008
dua

Geçen seferki gibi yapmayacağım; bu sefer sıcak ve mutluysam şakımayacağım, birazcık gübrenin içindeyim diye de şikayette bulunmayacağım. Akıllı bir kuş gibi susup oturacağım :)))
Tez konum*: "Politik ideolojilerin bilimkurgu edebiyatı üzerindeki yansımaları: ütopyan ve distopyan romanların karşılaştırılması"
*Reflections of political ideologies and changing political systems on science fiction literature: comparing utopian and dystopian novels"
İncelenecek romanlardan bazıları; Mülksüzler (Ursula K. Le Guin), Cesur Yeni Dünya (Aldous Huxley), Hiçbir Yerden Haberler (William Morris), Neuromancer (William Gibson), Yüksek Şatodaki Adam (Phillip K. Dick), Fahrenheit 451 (Ray Bradbury)...
İnşallah hakkıyla yapabilirim, tez zamanda bitiririm tezi :)
Perşembe, Kasım 06, 2008
bugün ben bunu gördüm :)
Perşembe, Ekim 30, 2008
hadi ya...
Saygılar ;)))
The One and Only, Unstoppable... Foondah the SuluKöfte!
Perşembe, Ekim 23, 2008
hawaiian tropic ;))
Oingo Boingo - Stay
Mazzy Star - Fade into you
Jeff Buckley - Hallelujah
'96 - Sessiz sakin
İlhan İrem - Haydi sil gözlerini
Paolo Nutini - Last request
Sophie Zelmani - Always you
Donna Lewis - I love you always forever
Zeki Müren - Kalenin burcu muyum
Shantel - Disko boy
Arctic Monkeys - Only ones who know
The Killers - Read my mind
The Killers - Bones
The Last Shadow Puppets - Standing next to me
The Last Shadow Puppets - The time has come again
311 - Love song
Seal - Lips like sugar
Ziggy Marley- Drive
Bob Marley - Could you be loved?
Bob Marley - I shot the sheriff
UB40 - Falling in love
UB40 - Every breath you take
Dryden Mitchell - Friday I'm in love
Jason Mraz - I'm yours
Sugarland - All I want to do
Çarşamba, Ekim 22, 2008
Perşembe, Ekim 09, 2008
son bahar notları*
İzlenimler
1) Çalışmak bana göre değil. Yanlış. Bilinen anlamıyla ve bilinen normlarıyla çalışmak bana göre değil. Yoksa kendi anladığım biçimi ve kendi belirlediğim şartlarıyla çalışmak tam da bana göre. -oldu canım, var mı başka isteğin?!
2) Köy hayatı bana göre. Köy insanı bana göre değil. Yeşillik, doğa, sadelik, sakinlik tam bana göre ama orada herkes akraba, herkes herkesin her şeyini biliyor, her dakika burun burunalar. Ne bu ya... -seçkinci misin nesin be?!
3) Mahsur kalmak bana göre değil. Hele ki telefonun bozulup kafayı yemesi. Yoksa kafayı yiyen ben miydim? -yok canım!
4) Düğün dernek bana göre değil. Evlenmek belki. Ama Kafkas halk dansları tam bana göre, nasıl bir zarafettir, nasıl yakışır her yaştan insana o figürler, vay be... -ha şöyle yola gel!
5) İlk roman bitti -aferin!
6) İkinci kitaba geçeceğim İnşallah -hayırlı olsun!
7) Ama ikinci kitap ilk romanın devamı değil, ikinci kitap ilk kitapla (ana-kız) alakalı, ilk romansa tamamen başka bir şey ve devamı olacak İnşallah, o da ikinci roman olur dilerim. -dile dile!
8) 15 ve 29'unda iki ayrı proje var yetişecek, iki ayrı öyküyle -durma çalış o zaman salak!
9) Kısa filmden haber yok daha, çekecekler mi acep Mimik Avcısı'nı -hııı bekle sen!
10) Alex Turner'ı bana alalım. İki yaş küçük ama olsun, hem çıtır hem müzisyen. O çalar ben oynarım, o söyler ben yazarım, geçinir gideriz, hem isterse köyde kına da yaparız. -yorum bile yok sana, anla!
Salı, Eylül 23, 2008
bir küçücük aslancık
Kabayım, bencilim, hayalperestim, eh az biraz da aptalım... Elden ne gelir, olmuş 24 sene... Belki bir 24 senede daha öğrenebilirim normal insanların nasıl yaşadığını... O zamana dek, hal böyle... Alem buysa kral aslan :)))
Not: Galatasaraylı değilim :P Ama her an olabilirim :PP
No Doubt... "Just A Girl"
Take this pink ribbon off my eyes
I'm exposed
And it's no big surprise
Don't you think I know
Exactly where I stand
This world is forcing me
To hold your hand
'Cause I'm just a girl, little 'ol me
Don't let me out of your sight
I'm just a girl, all pretty and petite
So don't let me have any rights
Oh...I've had it up to here!
The moment that I step outside
So many reasons
For me to run and hide
I can't do the little things I hold so dear
'Cause it's all those little things
That I fear
'Cause I'm just a girl I'd rather not be
'Cause they won't let me drive
Late at night I'm just a girl,
Guess I'm some kind of freak
'Cause they all sit and stare
With their eyes
I'm just a girl,
Take a good look at me
Just your typical prototype
Oh...I've had it up to here!
Oh...am I making myself clear?
I'm just a girl
I'm just a girl in the world...
That's all that you'll let me be!
I'm just a girl, living in captivity
Your rule of thumb
Makes me worry some
I'm just a girl, what's my destiny?
What I've succumbed to Is making me numb
I'm just a girl, my apologies
What I've become is so burdensome
I'm just a girl, lucky me
Twiddle-dum there's no comparison
Oh...I've had it up to!
Oh...I've had it up to!!
Oh...I've had it up to here!
Çarşamba, Eylül 17, 2008
heavensent
K.Ö.F.T.E. is back... Niahahaha...
P.S. Bir şey olduğunda ilk yaptığım şey "EXIT" işaretini aramak. Çıkış planımı yapıp en yakın zamanda firar ediyorum. Tabii o çıkış planını bulana kadar biraz acı çekiyorum bazen. Ama bulduğum anda da... Prison Break'ten beterim Allah sizi inandırsın :)))
Special thanks to: Merve, Hatice, Zeynep & Aslı ;)
Sevgiler
Cuma, Eylül 12, 2008
helldriven
Ama sahiden de helldeyim sanki... Allah bir kurtuluş yolu versin diye dualar ediyorum... Olmuyor çünkü böyle...
Bu ay sonuna kadar benden haber alamazsanız polise haber verin... Baskın yapıp kurtarsınlar beni... N'olur...
Acil Not: İngilizce dersi verilir, ücret görüşülür. Müracaat için bu yazıya yorum bırakınız.
Cumartesi, Ağustos 30, 2008
dönüş
Taşlama bir yana, mutluyum döndüğüme. Çünkü benim her ortam ve şartta sorun yaratmaya müsait bünyem tatilde de rahat durmaz biliyorsunuz. Ve şimdi her şey bu kadar ardı ardına gelmişken ve üst üste binmişken, dahası güzel haberler sinsi şüphelere dönüşürken ben de rahat duramıyorum tabii. Tek dileğim var Allah'tan, her durumda bana nefes alacak fırsat ve alanı bahşetmesi... Hayırlı Ramazanlar :)
Cumartesi, Ağustos 23, 2008
panic at the disco! :P
Tatile gittim, bir haftaya gelirim. Gelmezsem de dolapta pilav var, ısıtın yiyin. Aç kalmayın e mi çocuum :)))
Ben yokken müracaatlar yan bloga ;P değil tabii, yine buraya. Yoklama alın, dönünce yokliicam, bakalım olmuş musunuz hihihi......
Hadi baş baş ;)
Pazartesi, Ağustos 18, 2008
Salı, Ağustos 12, 2008
Doğumgünü Notları :P
Doğduğum yetmiyormuş gibi bir de çevremdekilere zehir ettim hayatı doğumgünümde (çünkü normalde de yapıyorum zaten!)...
Önce beni hatırlamayan tüm arkadaşlarımı kara listeye aldım (hele biri var ki direkt sildim!), sonra hatırlayıp kutlayanlara şımardım bir güzel :))
Yaşlandım diye deprasyona(!!!) girdim, sonra kimse beni sevmiyor diye kompleks yapıp bunalım takıldım...
Mutfaktan çıkmayan annemle komşunun doğalgazının başından ayrılmayan (apartman yöneticisi ya!) babama beni yalnız bıraktılar diye trip attım. Doğumgünü yemeğini somurtarak yedim, pastayı kızarak üfledim, hışımla kestim ve ağlayarak yedim. Neyim olduğunu sorduklarında da onlara çemkirdim...
Sonra da geceyi arkadaşımın evinde geçirdim. Donnie Darko'yu izledim, iyice bunalım oldum. Sabah erkenden kalkıp evime geldim, hiçbir şey olmamış gibi oturdum bir köşede...
Böyle de cinsim yani...
Sonuç: Doğumgünümden nefret ediyorum. Fakat bu, sizin kutlamamanız için bir neden değil tabii (evilsmile)........
Pazartesi, Ağustos 11, 2008
happy pırtday to me
Historians note
I am finally born
I once used to chase affection withdrawn
But now I just sit back and yawn
Because I am born, born, born
Look at me now
From difficult child to spectral hand to Claude Brasseur-oh-blah blah blah
At last I am born
Vulgarians know
I am finally born
I once thought that time accentuates despair
But now I don't actually care
Because I am born, born, born
Look at me now
From difficult child to spectral hand to Claude Brasseur-oh-blah blah blah
At last I am born
At last I am born
Leaving the one true free life born
I once thought I had numerous reasons to cry
And I did, but I don't anymore
Because I am born, born, born
At last I am born
At last I am born
It took me a long, long time
But now I am born
I once was a mess of guilt because of the flesh
It's remarkable what you can learn
Once you are born, born, born
Born, born, born
Moz
Cuma, Ağustos 01, 2008
for reasons unknown... or out of the ordinary
Suyun üstünde duruyorum... Bir adım daha atsam batacağım bir kütük gibi... Ya da belki kütük gibi sarhoş olduğum için durabiliyorum böyle pervasızca... Ya da körkütük aşığım aslında, kimbilir... Ama hala suyun üstündeyim ve hava kararmak üzere... Kıyıdan bana el ediyorlar geleyim diye... Ama bilmiyorlar sudan çıkamayacağımı... Çıkarsam ıslanacağımı... Üşütüp hasta olacağımı... Çünkü böyle durmamın tek bir nedeni var... Islanmamak... Islanırsa insan, fena... İşte o zaman ayılır düşten, uyanır o rahat uykudan... Ve işte o zaman düşer aslında suya ya da gerçeğe... Islanırsa insan, işte o zaman başlar gerçek, soğuk ve sert... Ne düş kalır, ne hayal, ne de suyun üstünde durmak uçarcasına... O yüzden uyanmamak gerek ve de ıslanmamak... Ama bir yandan da hava kararmış, su bulanıklaşmış, kıyı da iyice uzaklaşmış... Ya şimdi adım atıp basacaksın karaya, ıslanma pahasına... Ya da kalacaksın böyle karanlığın ve suyun ortasında, karanlık suda... Bir yandan balıklar öpücük gönderiyorlar kalmam için suda... Bir yandan kıyıdakiler sesleniyor "geri dön" diye... Kıyıdakiler, sevdiklerim... Ve balıklar, ileride seveceklerim... Biri geçmiş, biri gelecek... Ve ortada ben, şimdi, burada, şu anda... Suyun üstünde duruyorum ve sırılsıklam korkuyorum...
Salı, Temmuz 29, 2008
I'm gonna be John Wayne ;)
and my mind is racing
you're wastin' all my time
someone come and save me
oh yeah
'Cause when I need you
I can see through
and I feel you
right now
All my highway
doin' my way
and I want you to feel
when I'm going down
I am not affraid
and I won't go down in fate
nothing's gonna be the same
and everything you know
keep inside your soul
tonight I'm gonna be John Wayne
Oh yeah
our colder Days are chasin'
and you're not gonna face it
the reason's in the rhyme
you walked on what was sacrid
Oh yeah
And when I need you
I can reach you
and I feel you
right now
it's a new day
but your skies are grey
and I want you to feel
when I'm going down
I am not affraid
and I won't go down in fate
nothing's gonna be the same
and everything you know
keep inside your soul
tonight I'm gonna be John Wayne
everything you know
keep inside your soul
tonight I'm gonna be John Wayne
I am not affraid
and I won't go down in fate
nothing's gonna be the same
and everything you know
keep inside your soul
tonight I'm gonna be John Wayne
I am not affraid
and I won't go down in fate
nothing's gonna be the same
and everything you know
keep inside your soul
tonight I'm gonna be John Wayne
Billy Idol ;xxx
Perşembe, Temmuz 17, 2008
10-0
Bir arkadaşım "Ben yazmaya değil, silmeye alışığım" demişti (Selamlar bizden :)) Ben de aksine, hep yazmaya alışkınım. Fakat ben yazdıkça başkaları siliyor, ne enteresan değil mi? Ben uğraşıyorum, emek veriyorum; sonra bir bakıyorum hooop birileri gelip silivermiş. Ne kolay ya... Ama ben de artık başlayacağım silmeye, bakalım nasıl oluyormuş. Bir de biz görelim bakalım kerametini. Malum millet açtırmıyor ya şemsiyesini :))

