Çarşamba, Temmuz 01, 2015

Kayıp Rıhtım Öykü Seçkisi - Dede Korkut ve "Şevval'in On Dokuzu"


Yine milyonlarca yıl ara vermişim gibi yüzsüz yüzsüz geldim post giriyorum sevgili okur ama sor bi neden? Sor nooolur ya! Tamam, doğru düzgün bir cevabım yok, olanı da belki sonra başka bir postta dost muhabbeti arasında anlatırım aramızda kalması şartıyla. Fakat önce şunu şuraya bi bırakıveriim lütfen, sonra ne istersen yap, canımı ye. 
Xasiork/Ölümsüz Öyküler'den sonra ikinci evim olan Kayıp Rıhtım yine şahane bir projeye imza atarak bu ayki öykü seçkisinde Dede Korkut öykülerinin uyarlamalarına yer verdi, büyük nezaket göstererek bir öyküyle benim de katılmama izin verdiler. Üstelik başka bir hayırlı işe de vesile oldular farkında olmayarak, şöyle ki;
İlk romanım ve serinin de birinci kitabı olan Ecel basıldığından beri serideki karakter ve unsurları içinde barındıran ama farklı zaman ve mekanlarda geçen Ecel öyküleri yazmak istiyordum. Bir türlü başlayamamıştım ve cesaret de edemiyordum. Kayıp Rıhtım'dan Hakan bu projeden bahsedince başta aklımda bir şey yoktu; fakat bir anda çakıveren o kıvılcımla bir taşla iki kuş vurabileceğimi düşünerek kolları sıvadım ve ortaya Ecel dünyasında geçen tamamen bağımsız bir öykü çıktı:
Yukarıdaki linkten ulaşıp okuyabileceğiniz hikaye kabul ediyorum ki biraz uzun, fakat Ecel'i ve her zamanki gevezeliğimi göz önünde bulundurunca aslında normal sayılır :P
Öykünün sonundaki notu da paylaşarak şimdilik "pay pay" diyorum, sevgiler muck!
"Dede Korkut’un “Salur Kazan’ın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması” isimli hikayesinden esinlenilen bu öykü, “Ecel” isimli kitapta yer alan bazı karakterleri ve unsurları içermekle birlikte, romandan farklı bir zamanda geçen olayları konu edinmektedir. Seriye başlamış olanlar için keyifli bir ara sıcak, henüz okumamış olanlar içinse hoş bir aperatif olmasını diliyorum."


Perşembe, Mayıs 07, 2015

ITEF & FABİSAD - Şehrin Fantastik Sınırları & Şehir Fantazyası


İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali kapsamında 4 Mayıs Pazartesi akşamı Kadıköy KargArt'ta düzenlenen "Şehrin fantastik sınırları: Şehir fantazyası" panelimizin kaydı burada, kaçıranlar ve tekrar izlemek/dinlemek isteyenler için -amma çok konuşmuşum yaaa peh!- :P

Çarşamba, Nisan 29, 2015

Holaaa!

Abuk sabuk girişlerime ve çığırışlarıma şimdiye kadar alışmış olduğunuzu düşünerek hemen konuya giriyorum: Bir sürü şey oldu ve ben bunları buradan anlatmayı, duyurmayı ve tabii ki size sızlanıp dır dır etmeyi unuttum. Unutmadım da üşendim baya. Hem de bayaaaa...

Aslında esas sebebi artık bir instagram hesabımın olması. Eskiden foto dayriler yapardım negzel, şimdi üşengeçlikten instaya foto atıp unutup gidiyorum. Olmaz böyle tabii ama napak hacıt, bize de yazık deel mi? Merak eden olursa ahan da burada dursun: fundaozlemseran

Şimdi gelelim meselelerimize:

İlk romanım Ecel'in devam romanını bitirdim, serinin ikinci kitabının adı şimdilik bende kalsın. Henüz yayın tarihiyle ilgili bir haber ya da gelişme yok ama İnşallah onu da yakında raflarda görürüz. Gerçi ben yine düzenlemeydi, kontroldü derken kafaları yerim. Sorun yok ^.^

Saçlarımı kestirdim baya oldu yine tabii, bu sefer daha değişik, bir de önden iki tutamı her ay değişik renklere boyayıp duruyorum (hayır depresyonda değilim... lan yoksa?!!) Mavi, mor, pembe, sarı derken bir kırmızı ve yeşil kaldı galiba. Gözüm döndü, evet -niaahahahha.

Bitki hastalığı başladı bende, özellikle kaktüs ve sukulent (Türkçesini bilemedim şimdi). Canlı cansız dayanamayıp alıyorum, hayır cansız plastik sorun değil de, canlısını da aldığım zaman yaşatabilsem hiç sorun kalmicak :((

Bu sene leylekler havada ben uçakta. Önce annemle Kıbrıs, sonra etkinlik için Bodrum, en son da kitap fuarı nedeniyle İzmir, oh oh gezelim eğlenelim, hem iş hem alışveriş :P

Bu Pazartesi de (4 Mayıs) ITEF (İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali) kapsamında FABİSAD'ın düzenleyeceği "Şehrin Fantastik Sınırları: Şehir Fantazyası" panelinde Yankı Enki moderatörlüğünde Doğu Yücel, Galip Dursun ve ben konuşmacı olacağız kısmetse. Etkinlik için ITEF'in ricası üzerine bir de tanıtım ve davet videosu çektim şöyle:



Şimdilik böyle işte, yine unuttuğum milyon tane şey vardır muhtemelen ama idare ediverin gayri. Bu da benden not olsun: it's my party, i'll cry if i want to...


Perşembe, Nisan 09, 2015

Mutant Serçe youtube yayını


Yasaklar, erişimsizlikler, kesintiler boktu püsürdü derkeeen (aaa ne dediiii) Bahattin ve Mehmet'in sunduğu, ben ve Serdar'ın konuk olduğu Mutant Serçe yayınımızı dün akşam 21.00-23.30 arasında gerçekleştirdik. Çok keyifli ve güzel bir sohbet oldu; son saatte aramıza Haktan, Kadim ve Orkun da katıldı. Buyurunuz buradan izleyiniz efenim, tabii link yine bi yerlerimize kaçmazsa (aaa ne diyooo) afsdahsdaha

Cumartesi, Nisan 04, 2015

Dikkat! Yine yayın ama bu kez basılı :P

Gün geçmiyor ki -sahiden de geçmedi, daha birkaç saat oldu son postu yazalı- yeni bir haber gelmesin. Meğersem Türkiye Bilişim Derneği - Bilişim Dergisi'nin Ocak sayısında 16. TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması'nda ikinci olan öyküm yayınlanmış. Aman efenim ne şeref, ne sevinç! Bu vesileyle öyküyü de görücüye çıkarmış olalım -gerçi atı alan Ankara'ya geçmiş oldu ama olsun :P-
Buyrunuz, buradan okuyunuz: 
Kullanım Kılavuzu

Yayınımız var, yayınız lütfen! afdsagfds

Bu sefer önceden haber veriyorum, gerçi sonrasında da youtube kaydını koyarım yine buraya ama olsun, siz zamanında şeyedin evladım. Sonra sözlü yoklama yapınca ayazda kalmayın :P 

8 Nisan Çarşamba akşamı saat 21.00 gibi youtube'dan yayın yapan Mutant Serçe programında, yazar dostum Serdar Yıldız ile birlikte sevgili Mehmet Berk Yaltırık ve Bahattin Ceyhan'ın konuğu olacağız kısmetse. Yayını program adını youtube'dan aratıp kanalı bularak izleyebilirsiniz, kaydını da sonra buraya bir yere iliştiveririm zaten. Fakat canlı yayın esnasında yorum yapabilir ve hatta yayına katılabilirsiniz, böyle de güzeliz! :D

Not: Güya bi sürü şey anlatıp post yazacaktım, neler neler biriktirmiştim oysa ki de, neyse kısmet değilmiş :'/

Pazartesi, Şubat 23, 2015

Radyodaydık!

Kötü şeylerin üst üste geldiği/getirildiği bir ülkede mutlu olabilmek zor ama sıradan bir pazar sabahını aydınlatan şu yayını buraya bırakayım, belki beraber gülümseriz dedim :) -sesimdeki sevgi dolu TRT spikeri tonunu aldınız di mi:P-

22 Şubat sabahı 10.00-10.30 arası Açık Radyo (94.9) Bir Dolap Kitap programında Yıldıray Karakiya ve Banu Aksoy "Gürültücüler"imizden bahsetti, çok sağolsunlar. Çok keyifli bir yayındı, severek sevinerek dinledik. Hem onlara, hem de kitabın çizeri sevgili Ezgi'ye tekrar teşekkürler
❤

Dinlemek isterseniz podcasti şuracığa koyuyorum ama mutlaka birdolapkitap.com'u da ziyaret edin ;)

Çarşamba, Şubat 04, 2015


Blogu ne kadar boşladığıma dair geyik ve beylik laflar etmiicim sevgili köfteryanlar, siz beni biliyosunuz, ben sizi biliyorum, kısaca hepimiz malımızı biliyoruz, nütfen birbirimizi kandırmayalım ;P
Emoticon koyasım geldi cümlenin sonuna, tam hipster ergen oldum, nolcak bu işler böyle?!!
Neyse, konu: "Bi Robbie Williams vardı noldu yeaa?" diyenlerin ağzına kürekle vurduk mu? Heh tamam, o zaman kızı için yazdığı über tatlı şarkıyı dinleyip çok janti bir şekilde yaşlanan (pardon "yaş alan") her daim evimizin yaramaz çocuu Robbie'yi yukarki klipten izleyebilirsiniz. Özellikle kızına verdiği öğütler (diskolu kısım :P) ve "If they try and hurt you, just let your daddy know." deyişine bayıldım ^.^ (bak yine emoji!!!)
Neyse işte , bu da böyle bi entrimdir. Onca zaman sonra başka şeyler yazacaktım ama unuttum yine. Neyse. Go gentle okur. O kadar da şey yapma yani.

Çarşamba, Aralık 31, 2014

2014; öptm kib bye... 2015; slm nbr?


Daha denyoca nasıl bir başlık atabilirim diyordum ki gerek kalmadı. "Yeni yıla çalışarak giriyorum" temalı fotomu da koydum mu tamamdır, sanki önceki yıllar çılgınca partileyerek giriyordum da, töbe töbe... Neyse artık, oldu bi kere, tamam herkes hazır mı? Giriyoz mu yeni yıla???

Her senenin sonunda muhasebe defterini çıkarıp alacak verecek hesabı yapmak baydı artık, ben kısa ama öz cümleler kurmaktan yanayım :P yalan, hesap yapacak matematiğim yok ehuehuehu

Öncelikle şunu içtenlikle söyleyebilirim, evet evet yapabilirim bunu; 2014 nasıl geçti hiçççç anlamadım. Normalde de bişeyleri anlayabilen biri değilim zaten, o yüzden çok koymadı. Ama 30 (yazıyla otuz) olmak çok koydu. Kossskoca otuz, söyleyemiyorum bile düşün. Esasen kendimden ve yaşımdan ve dahi hayattan memnunum, şükürler olsun. Ancak yaşlanmak yok mu azizim, işte o fena. Otuza (rakamla 30) girdiğim gün dizlerim inim inim inlemeye başladı. Vücut sinyal veriyor yani, diyor ki sağa çek!

Neyse bu bahsi bir kenara bırakalım kuzum, bana kendimden bahset.


Bu sene sevdiklerimle, sağlıkla, neşeyle, bolca da kitapla geçti Allah'ıma şükür; o yüzden sevdim ben 2014'ü, hoş çocuktu. Darısını ve dahasını 2015 abisinden bekliyoruz, umarız bizi yanıltmaz delikanlı afdsafdsfha

Şaka bir yana; hepimize sağlık, mutluluk, huzur, başarı, şans getirsin 2015 ❤ Sevdiklerimizle ve ailelerimizle, sıhhat ve afiyet içinde, gülerek eğlenerek, bolca üreterek, okuyarak yazarak dinleyerek izleyerek gezerek, severek sevilerek sevinerek, hayaller kurarak ve o hayalleri gerçekleştirerek, alın terimizle kazanarak ve kazandığımızı keyifle harcayarak, kısaca -erek/arak zarfını her zaman iyi fiillerle hunharca kullanarak geçireceğimiz bir yeni yıl olsun İnşallah!

❤ Çok öpüyorum ;)

nyse yha sn mşglsn glba...........

yeni yıl mesajı :P

Salı, Aralık 23, 2014


Valla başlık bile atamadım, ÇOHYOĞONOM BULOK!!!
Kendimi hem hayat gailesinin, hem de kurgumun içinde kaybetmişken kalkıp yeni yıl eski yıl geyiği mi yapayım napayım? Ayrıca yazarız bi şeyler saati gelince, şimdilik buraları boş bırakmayalım, boş yerleri dolduralım, arkaya ilerleyelim, aralara kaynak yapalım falan fişmekan diye geldim bu ağacı buraya diktim (bu: yukarıdaki foto, 
ağaç: ben). Altına hediye koyabilirsiniz, işeyeni gebertirim!!!

Perşembe, Kasım 13, 2014

GÜRÜLTÜCÜLER! :))


Güzel haberler, yeni kitaplar projeler ödüller (hem kendiminkiler, hem dostlarınkiler) arka arkaya geliyor a komşular, gören Maşallah desin! :)) Yeni çocuk kitabım, bilimkurgu türündeki "Gürültücüler" Altın Kitaplar etiketi ve Ezgi Keleş İllustration'ın harika çizimleriyle artık yayında, kitapçılarda, raflarda ve en yakın olarak da fuarda! Kapağa bayıldığımı söylememe gerek yok sanırım ama herkesleri fuara beklediğimi söylemeye gerek var; kalkın gelin ayol! :))

Pazartesi, Kasım 10, 2014

Salı, Ekim 28, 2014

TBD yarışmasında 2. olmuşum! ❤


Mutluluk ve heyecandan ne diyeceğimi bilemedim; tüm jüri üyelerine teşekkür ve sevgilerimi sunuyorum efenim, nicelerine! ;))

Cumartesi, Ekim 25, 2014

İstanbul Tüyap Kitap Fuarı'nda buluşalım beybiler!


Bu sene 33.sü düzenlenecek olan İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı'nda tam üç gün, üç ayrı standda sizlerleyim İnşallah Maşallah, hadi yine iyisiniz köftehorlar! Bir de sürprizim var niahahah! ;P

Cumartesi, Ekim 04, 2014

VE "ECEL" RAFLARDA!!!

"ECEL" - İthaki Yayınları
Ekim 2014

Birrr zamanlaaaaar fakir ama gururlu... yok, fakir ama sulu... yok, hırçın ama sulu bir romancık *(!) vardı, hatırlar mısınız sevgili köfteseverler??? agfhgfdjafaj 
Ya tamam, cıvımayacağım diyorum ama elimde değil, şurada biz bizeyiz, ciddi dursam kime yutturacağım zaten Allah aşkına :P
Ama şunu söyleyebilirim; tahmin edeceğiniz üzere şu aralar pek kendimde değilim (ne zaman oldum, o da ayrı konu ama), sanki rüyadaymışım gibi (ki rüyasını da görmüştüm, o da ayrı :P), bulutların arasına dalmışım gibi, hayallerim gerçek olmuş gibi (ki oldu!!!), ne diyeceğimi, nasıl anlatacağımı bilemediğim tarifsiz duygular içindeyim, kelimelerim kifayetsiz ben kıyafetsgdfgzzz... Hooop tamam toparlıyorum!

Şu manzarayla uyandım ya,
Allah'ım saadetten erimesem ben!

Seneler evvel şöyle bir post girmişim: post-dost :P tee o zamanlar Ecel'in ön okumasını Ozancan Demirışık ve Gökcan Şahin yayına hazırlamış, Buzul Dünya'da yayınlanmış, hatta Hakan Tunç da Kayıp Rıhtım'da incelemesini yazmıştı. Hey gidi günler hey (emekli haminne iş başında); aradan yıllar geçti, reklam ajansıydı-çocuk edebiyatıydı derken romanı bir kenara koydum. Sonra Sanat2012 programında konusu çok açılınca gaza geldim, ulan ben bunu yeniden düzenlerim dedim ve ara ara bahsettiğim gibi kestim biçtim düzenledim. Eee? İyi de sonrası ne olacak, nereye yollanacak, yıllar önceki gibi kapı kapı yayınevi aramaya devam mı?
Hayır canlar! Bu sefer rüyamda gördüğüm üzzre ve yazar gızgardaşım Seran Demiral'ın da gazıyla dosyayı İthaki'ye yolladım. Yıllardır okuru olduğum, Clarke'ları, Poe'ları, karanlıktaki daha nice yazarı elinden okuduğum İthaki'ye :)
Sonra ne mi oldu? Dosyam incelenmeyi beklerken Gezi oldu. Ölümsüz Öyküler olarak bir öykü derlemesi yazdık, konu elbette "Direniş", benim öykümse "Diriliş" :)) O dosya da İthaki'ye gitti, gerçi dosya sonradan rafa kalktı ama oradaki öyküm "Ecel"in de yolunu açtı :) Gerisi heyecanlı bir bekleyiş ve nihayet mutlu son! Üstelik de aynı Ozancan kitabın editörü oldu ve "Ecel"i yine yayına hazırladı, hayat böyle güzel tesadüflerle dolu işte :))
Yazımından 6 sene sonra "Ecel" artık raflarda, kitapçılarda, internet sitelerinde, evde, sokakta, her yerde! -Tamam, daha fazla delirmeyeceğim (daha fazla???), sonuç olarak "Ecel"in hikayesi böyle. Darısı nicelerine ve devamına İnşallah! ❤

Durmak yok, çalışmaya devam! :P
 *Romancık = 600 sayfa adsgfadshdahd

Perşembe, Eylül 25, 2014

✊❤

ÇOK YAKINDA!!!

Pazartesi, Eylül 15, 2014

Anneaaaaa! Bittiiiiiieeeeeee!!!

Cuma, Eylül 12, 2014

görüldüğü üzzre kafam onbeşbinmilyon baloncuk!!!

Cumartesi, Eylül 06, 2014

Pazartesi, Eylül 01, 2014

yaz bitmesin diye nöbet tutuyorum. sizi de beklerim.