klozet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
klozet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Şubat 06, 2012

İzyeeaaannn!!!

Başlığa bak, kafayı anla. Bu kafaya geldim artık, kafalara geldim okur!

Dün gece çat diye "elenktirikler" kesilince ve bu gece de uyku tutmayıp yapacak şey bulamayınca yarışma öykülerini okumaya başlayayım dedim. Malum jüri oldum başım göğe erdi. Tam "aykıbını beendim, kolye beendim, bulus beenmedim o yüsten bizınla deyilsın." demeye hazırlamıştım ki kendimi, "ah ben bu başımı alıp nerelere gidem"e dek vardı olaylar. Olaylar olaylar...

Ya ben anlamıyorum. İnsan kör cahil bile olsa en azından biraz saygısı olur; birine bir şey gönderirken imlasına, noktalamasına bakarsın, en azından bir kontrol edersin ne bileyim bir bilene gösterirsin falan fişmekan. Ama yok arkadaş! Klavyeyi eline geçiren yazmış yollamış. Hani "ağzı olan konuşuyor" vardı bir zamanlar, işte onun "klavyesi olan yazıyor" versiyonu. Daha -de'yi, -da'yı ayıramayanından tut neredeyse yabancı dilde yazanına kadar; kıçı açıkta kalıp da gördüğü rüyayı "ulan bundan güzel hikaye olur ha, du hemen yaziim unutmadan" diyen, daha ne yarışmasına ne öyküsü gönderdiğini bilmeyen ve dönüp dolaşıp her şeyi ya deliye ya şeytana bağlayan kim varsa kopmuş gelmiş anacım. Hele bazısına hakikaten sormak istedim; arkadaş ne içiyorsun sen ya, ne kokluyorsun, ne çekiyorsun cidden bilmek istiyorum! Yazmaktan, yazar olmaktan soğudum yemin ediyorum! Halil Sezai oldum, izyeeeaaaan ediyorum!!!

Ben de yarışmalara öyküler gönderdim, hala da gönderiyorum. Benim de acemiliklerim, hatalarım oldu; hala da vardır eminim. Ama her zaman için kendimi ve yazdıklarımı değerlendirirken gerçekçi ve hatta acımasız olmaya çalıştım-çalışıyorum ki daha çok emek verip daha fazla gelişeyim ve daha iyi olabileyim. Bir mail yazarken bile on defa okuyan, düzelten bir insanım, bırak hikayeyi romanı. Bu hem kendine, hem karşındakine, hem de kendi eserine ve emeğine olan saygındır. Hayal üreten bir insan olarak kendi kendine istediğin kadar saçmalayabilirsin ama iş o ürünü başkasına sunmaya gelince orada bir duracaksın arkadaş. Önce kendine, sonra da eserine çeki düzen vereceksin. Bakacaksın etrafına, araştıracaksın, öğreneceksin, düzelteceksin, onlarca kez kontrol edip belki defa defa yazacak ve bu süreçte kafayı yiyeceksin ama insanların vaktini çalmayacaksın. Neymiş? Herkes yazmak zorunda değilmiş, tamam mı çocuğum? Hadi bakiim şimdi yavaş yavaş, kenardan kenardan git. Yolda dikkat et ilham perisi çarpmasın, hadi canım... Anangile selam söyle!




Cuma, Ocak 20, 2012

suluköfte bildiriyor...


  • Örgü işleri ve de şişleri son sürat gidiyor. Benim hızımla iki ayda tozluğun birini bitiririm, çiftin diğer teki de bahara artık...
  • On parmağımdaki beş marifetin yanına klozet söküp takmayı da eklediğim için mutlu ve de gururluyum...
  • Yeni yıl kararlarımdan "gıda boyasına son" başarıyla gerçekleşiyor. İkinci karar olan apartman yöneticiliği içinse çalışmalar devam ediyor...
  • Yayınevinden aldığım "Tüm Dersler 2. Sınıf" kitabıyla okula geri döndüm, derslerime çalışıp uslu bir çocuk gibi kitaplarımı yazıp teslim edersem mezun olacağım İnşallah...
  • Mağaza saldırılarım devam ediyor. En son Cevahir AVM'ne dadandığım için babam Cevahir'i yeni erkek arkadaşım sanıyor, konuyla ilgili sessizliğini koruması ise beni endişelere gark ediyor...
  • İstanbul'daki tüm Koton mağazalarını talan etmeme rağmen birkaç post önce bahsettiğim çiftli kartal yüzüğü bulamadım, arama ve kurtarma çalışmalarına ara verildi, kamuoyunda ümitler tükenmiş durumda...
  • Nesne aşkı ve indirim çılgınlığı Pull & Bear'deki leopar babetlerle devam ediyor... Tip için teşekkürler modaerator ;) 
  • Mağazada bir şey alırken kararsız kalıp yanımdan geçen x bir dişi kişiye fikir sorma trendi dün akşam 20.00 dolaylarında sona erdi. O gerizekalı suratsız paçoz beğenmediyse kesin alıyorum diyerek trendleri yıktım, gerekirse yolarım da hiaayyt!!!
  • Tamam, biraz gözüm kararmış olabilir... O son gözlüğü almayacaktım hacı...
  • fashiolista diye şöyle bir de site var, tıklayıp kendinizi kaybedebilir, hatta kafayı yiyebilirsiniz anacım... Ben İzmit'e doğru yola çıkıyorum, haydin hoşçakalın...
P.S. Hepi de börtdey tu yuu Haticem  ♥