all the pretty things etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
all the pretty things etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 08, 2012

DIY dayri



En son "memoirs of a diy queen"de yaptığım gözlükten sonra bir el atmadığım ayakkabı kalmıştı, o da oldu sonunda. Mutluyum bahtiyarım. 

terlikten sandalete, hey gidi hey, nereden nereye?!!

Artık durdukça zihnim mi açıldı, yoksa iyice kafaları mı yedim bilmiyorum. (Dikkatinizi çekerim, "kafayı yedim" değil, zira bir kafa yetmez şu hale gelmeye!) Ama fena da olmadı lan.



Gazete kağıdına da dikkatinizi çekerim. Çok temiz çalışırım, yerleri kirletmem. Eskiyen bikinilerimi de atmam, böyle değerlendiririm. mih mih mih...


Cuma, Nisan 13, 2012

off yavrum hepsi senin mi?!


Cık cık cık... Başlığa bak tüüüü! Ne kadan da terbiyesiz, ne kadan da ağzı bozuk bir kız oldu bu köfte böyle. Anası babası da mı uyarmıyor diyeceğim ama bu çirkef köfte onları da bozdu; hanfendiler beyfendiler hacısız hafızsız konuşmaz oldu! Sonra vay efendim gençlik niye böyle?
Neyse... Başlığa dönelim. Ya da dönmeyip de yanında yatalım; zira bakar mısınız şu güzelliğe? Ecnebiler apple pie demiş ama ben diyecek kelime bulamıyorum, yüzümü böğrüne basmak istiyorum! Uuubeybi elbette ki hepsi benim, kimselere vermem veremem, hepsini ben yerim oooyeah! Ellerime de sağlık, boğazıma da sağlık niahahaa...
Ve fekat ne kadan da arsız yüzsüz bir blog oluverdi burası. İnsan okurlarına da ikram eder be kızım, göz hakkı denen bir şey var hayatta, komşu hakkı vs. Neyse artık, bu seferlik böyle olsun. Bir dahakine çekiliş mekiliş mi yapsam diğer haspalar gibi, random.org'la şanssız talihsizleri seçip seçip yedireyim tartları pooçaları, elalem hediye görsün. Hıh!

Pazar, Mart 25, 2012

bahar gelmiş neyime, yaşlandım ben kime ne ?!?

Bu tuhaf başlığı atarken ne düşünüyordum? Birincisi; havalar süper, bahar geldi ve çok mutluyum. İkincisi; haftasonu Boğaz keyfi paha biçilemez, hayat güzel, arkadaşlar güzel, kafalar güzel, dolayısıyla ben de güzelim. Üçüncüsü; güzel olduğum kadar da yaşlıyım, çünkü artık bazı şeylere takatim kalmadı sevgili okur. Eskiden olsa balıklama atlayacağım şeyleri şimdi üç kere düşünüp beş kere karar değiştiriyorum. Ben ki her şeye en önde koşa koşa bayrak sallaya sallaya katılır(d)ım, artık anladım ki bazı şeyleri yapmasam da olur, yani her şeyi de yapmayıvereyim di mi ama? Misal maça gitmek. Daha önce hiç maça gitmedim, o yüzden bu haftaki maça gitme durumu çıkınca lapin gibi atladım. Gerçi gideceğim ilk maçın Fener maçı olması beyin hücrelerim ve Galatasaraylı babam tarafından tuhaf karşılansa da başta bayağı hevesliydim. Hazır stadda kadınlar matinesi de çevrilecekmiş, ooh bundan iyisi Şam'da kayısı dedik yola çıktık. Fakat akşama kadar uykusuzluk ve yorgunluktan, biraz da temiz hava çarpmasından halim kalmadı. Artık bir dahakine diyerek kendimi kitapçıya attım, ki asıl haftasonu planım da buydu zaten. Sonuç? Bahar gelmiş olabilir, içim geçmiş olabilir ama paşa gönlüm ne isterse bu yaşlı bedenin yapacağı da odur. Nokta!

Postumuzun ana fikrini de verdikten sonra şimdi reklamlara geçebiliriz. Çüüüzzzz...

Martısız bir Boğaz düşünülemez,
eh kaldı ki martı da boğazına düşkün bir hayvan sonuçta :P

Boğaz'daki gemilere el sallayıp İsmail Abi'yi andık :D

Babişler deniz görsün azıcık kih kih kih...

Peh peh peh ;)

Vay yavrum bee!

Cuma, Mart 23, 2012

Bay Kürdan ile Bayan Oje'nin Maceraları


Bugün de yepyeni bir macerayla karşınızdayım sevgili köfteler. Bu köşenin adını "Köfteyle Yepyeni Gariplikler" koymayı planlıyorum. Şu köşeyi kış köşesi, şu köşeyi de yaz köşesi olarak belirledik mi tamamdır. Başlıyorum...

Bu numarayı şuradan öğrendim ve çok hoşuma gitti,
hemen kürdanı kapıp uygulamaya koydum. Perfecto!
Şuradaki gibi yapıp kendi yorumumu ekledim :P
Ve sonuç! Yalnız o nasıl bir el tutuş şeklidir,
tüm tırnakları aynı kareye sokucam diye göbeğim çatladı yemin ediyorum.


Ama oldu mu? Oldu!
Artık sıcak yataklarınızda rahat rahat uyuyabilirsiniz sevgili köfteler mucuk ;)

Çarşamba, Mart 21, 2012

puff-up my pretties!


 

Artık tarifsiz pişirmelere de başladım, tam oldum. Ve şunu anladım ki, bir şeyin tadı pişmeden önce güzelse tamamdır o, pişince de harika olacaktır.
Bon appetit!



Pazar, Mart 04, 2012

Sunny Day!

Pazar Pazar Köfteler Azar :P

Bugün hava çok güzeldi, fırladık çıktık sokaklara sahillere...


Kuşlaaaar! :))

Belediyeden mesaj var. Yalnız kimse kalmasın! :P


Çılgınlık her yerde...
İnanılmaz ama denize giren bir kadın bile vardı. Uuubeybi!

Kisses! ♥


Cumartesi, Şubat 18, 2012

Pazartesi, Ocak 23, 2012

bridesmaids & boho braids :))


Haftasonu Betüşçüğüm'ün nişanı için Gölcük'teydik. Hazırlanmamız ayrı, gidişimiz ayrı, kalışımız ayrı, dönüşümüz de ayrı olaydı (bkz. olaylar olaylar!). Çok güldük, çok eğlendik, çok rezildik -her zamanki gibi diyeceğim ama olağanötesiydi bu seferki, legen-wait for it-daaary idik resmen sevgili köfteseverler. Ayrıntılara elbette girmeyeceğim ama kısaca şöyle özetleyebilirim; eğer bir film yapılacaksa o, bu haftasonunun filmi olurdu! Bridesmaids filmini henüz izlemedim ama bu haftasonunu ölümsüzleştirmek için ben de her an klavyeye sarılıp harekete geçebilirim, gardınızı şimdiden alın canlarım ;)) 
Bu arada nişan detaylarına inecek olursak, saç ve makyajımı kendim yaptım. Annemin gençliğinden kalma çok sevdiğim bir elbisesini giydim (vintage oldum vintage!), altına da topuklu çizmelerimi çektim. O elbiseye uygun bir saç stili düşünmüştüm önceden, sonra internette şu siteyle karşılaştım princess braided updo ve bayıldım. Kendi kendime dedim ki, şimdi bu saç şeklini bizim kuaförlere anlatsam başımın tepesinden ikinci bir kafa çıkarıp örgülere boğarlar, iyisi mi kendi işini kendin gör kızım. Evde birkaç denemeden sonra saçım modeldekinden daha uzun olduğu için birkaç modifiye yaptım ve ta daaa! Karşınıza fotoğraftaki köfte çıktı, üstelik tüm gece boyunca da bozulmadan durdu. Makyaj da aynı şekilde, doğal ve hafif bir biçimde halloldu. Ne kuaför stresi, ne de makyaj fiyaskosu yaşadım. Kafam rahattı anlayacağınız :)
Ancak biraz fazla rahattı sanırım; çünkü her gittiğim yerde bir şeyimi bırakıp gelmişim. Şemsiyem, saç spreyim ve diş fırçam ayrı ayrı yerlerde kalmış, hatırlamıyorum bile şu an nerede unuttuğumu. Yine de kendimi unutmadığıma şükrediyorum, geçirdiğimiz haftasonundan sonra o da olabilirdi, öyle demeyin :P

Cuma, Ocak 20, 2012

suluköfte bildiriyor...


  • Örgü işleri ve de şişleri son sürat gidiyor. Benim hızımla iki ayda tozluğun birini bitiririm, çiftin diğer teki de bahara artık...
  • On parmağımdaki beş marifetin yanına klozet söküp takmayı da eklediğim için mutlu ve de gururluyum...
  • Yeni yıl kararlarımdan "gıda boyasına son" başarıyla gerçekleşiyor. İkinci karar olan apartman yöneticiliği içinse çalışmalar devam ediyor...
  • Yayınevinden aldığım "Tüm Dersler 2. Sınıf" kitabıyla okula geri döndüm, derslerime çalışıp uslu bir çocuk gibi kitaplarımı yazıp teslim edersem mezun olacağım İnşallah...
  • Mağaza saldırılarım devam ediyor. En son Cevahir AVM'ne dadandığım için babam Cevahir'i yeni erkek arkadaşım sanıyor, konuyla ilgili sessizliğini koruması ise beni endişelere gark ediyor...
  • İstanbul'daki tüm Koton mağazalarını talan etmeme rağmen birkaç post önce bahsettiğim çiftli kartal yüzüğü bulamadım, arama ve kurtarma çalışmalarına ara verildi, kamuoyunda ümitler tükenmiş durumda...
  • Nesne aşkı ve indirim çılgınlığı Pull & Bear'deki leopar babetlerle devam ediyor... Tip için teşekkürler modaerator ;) 
  • Mağazada bir şey alırken kararsız kalıp yanımdan geçen x bir dişi kişiye fikir sorma trendi dün akşam 20.00 dolaylarında sona erdi. O gerizekalı suratsız paçoz beğenmediyse kesin alıyorum diyerek trendleri yıktım, gerekirse yolarım da hiaayyt!!!
  • Tamam, biraz gözüm kararmış olabilir... O son gözlüğü almayacaktım hacı...
  • fashiolista diye şöyle bir de site var, tıklayıp kendinizi kaybedebilir, hatta kafayı yiyebilirsiniz anacım... Ben İzmit'e doğru yola çıkıyorum, haydin hoşçakalın...
P.S. Hepi de börtdey tu yuu Haticem  ♥

Pazar, Ocak 08, 2012

kısmet nasip hayırlısı ;)

Azmin zaferi, neye niyet neye kısmet, her işte bir hayır, umulmadık taş vs. vs. Adına ne derseniz deyin bazı şeyler hakikaten kısmet nasip hayırlısı. Artık secret mi yaptım farkında olmadan, yoksa wishlistim mi kanatlandı bilemiyorum ama panda bereme kavuştum. Üstelik boyutları da tam kafama göre, rengi ise şahane :)) Çift yüzüklü kartalım hala beklemede ama inanıyorum, o da bir şekilde çıkacak karşıma. Hem çıkmasa da biricik kankam bana daha güzelini almış bile, daha ne isterim ;))
Demek ki ne yapıyormuşuz? Olayları akışına bırakıyormuşuz, zaten olacağı varsa oluyormuş, biz hiç kendimizi üzüp hırpalamıyormuşuz (elbette ki artık bereden ya da yüzükten bahsetmediğimi anlamışsınızdır, mesaj verdim evrene biz çıkalım kerevetine :P) O vakit herkesin gönlüne göre olsun diyoruz, dileklerimiz bir bir gerçekleşsin wishlistimiz coşsun diyoruz ve hepinizi kocaman öpüyoruz! ;D

Çarşamba, Ocak 04, 2012

it's fnood time!

Pirinç örgü modelini keşfettiğimden beri kendimi durduramıyorum. İçimdeki ören bayan coştu resmen. Sanki emekli aylığım buna bağlıymış gibi sabah akşam örüp duruyorum. Ve itiraf ediyorum; en güzel örgü dizi izlerken örülüyor arkadaş! Gerçi istediğimden daha dar bir boyunluk oldu ama bu sayede bere olarak da kullanabilirim hehe. Bu arada sarı sevmeyen bünye hardal sarısı+bordo+petrol yeşili/mavisini bir arada (g)örünce kendinden geçti (hay senin kelime oyununa...!), kalan yünlerle çok daha çılgın projeler yapmayı planlıyorum. Beni izlemeye devam edin anacım!

Cuma, Aralık 30, 2011

yılsonu parti hazırlıkları :))

Elbette ki normal insanlar gibi yılbaşı kutlamamız beklenemezdi. Biz de doğal olarak (!) yılsonu kutluyoruz. Madem öyle hazırlıklar başlasın!

nam nam nam!
 Dünden beri bir şeyler pişirip duruyorum, aklımda milyon şey var. Neyse ki sürprizleri önceden halletmiştim. Şimdi sıra süslemelerde... dı nı nı nııın!

sürpriiiiz!
Yılbaşına daha var, o yüzden herkese mutlu yılsonları! ♥

Çarşamba, Aralık 28, 2011

aşıkım!


"Give a girl the right shoes and she can conquer the world..."
♥ Marilyn Monroe ♥

Perşembe, Aralık 15, 2011

Perşembe, Aralık 08, 2011

yes please!



DIY DIY diye diye...


İnsanın sorumluluğu olan şeyi yapıp bitirmesi, teslim edip ellerini ensesine dayayarak geriye yaslanması, esnemesi gerinmesi ama daha da önemlisi yaptığı şeyden memnun olarak sona erdirmesi negzel şey Yarabbim!
Şimdi konumuzla alakası yok ama işlerimi bitirince kendime pinterest ve DIY sözü vermiştim. Yani ne ka ekmek o ka köfte hesabı, kitabı teslim edince kendimi DIY projelerine vuracaktım. Hala da vurabilirim tabii ama pinterest funterest gezinirken kim ne yapmış diye bakarken arada benim bile garipsediğim şeyler çıkmıyor değil sayın köfteler. Yani DIY yapacağım diye kendini yırtan, giysilerini kesip mobilyaları parçalayan, kapıyı bacayı söküp şekilden şekile girenler de var bu dünyada. Sen koru Allah'ım!
Bu arada fotoğraftaki onlardan biri değil elbette, renkler ve fikir çok hoşuma gitti, paylaşmak istedim.  Bir dahaki oce procemizde kullanılabilir gayet, yes sir it is a pencil!
Tamam, daha fazla saçmalamadan kendimi ekrandan alıyor ve kapıyı bacayı indirmeye gidiyorum. Çok çılgın fikirlerim var olm, beni izlemeye devam edin. Bakarsınız izlerseniz bağ olur, izlemezseniz bok olur. Ups! :P

Pazartesi, Aralık 05, 2011

unuttuklarım ama asla unutulmayanlar :P

Kafa dağınık, bir milyon. Aynı anda on tane yazı projesi, beş yüz tane de DIY projesi yapmaya çalışırsan ve bu arada da doğumgünlerine kurabiye yetiştirmek için uğraşırsan atladığın, unuttuğun, ıskaladığın şeyler de olabiliyor haliyle. Bu postu onlara ithaf ediyorum :P
numero uno... ilk yaptığım bilekliklerden ama unuttum gitti tabii. bozuk bir fermuar ve biraz da dantel biye, ucuna da çıt çıt. hoop pıt pıt :))
dos... en sevdiklerimden, basit bir kurdele ve madeni kız figürü, yine çıt çıt ♥
tres... bu sefer kendime yaptım bu küçük çantayı. yuvarlak formu nedeniyle dikmek çok zor oldu, ben de bağlantı yerlerini silikonla tutturdum, taş gibi oldu :) içine de kadınlara işkence aletini koydum; kirpik kıvıran makas zımbırtısıyla mutluyuz :))

teres... şu gördüğünüz çift yumurta ikizlerini alırken normal oje olduklarını sanıyordum ve fakat eve geldim ki ne göreyim? meğer şekil verici ojelerdenmiş, fırçaları innncecik, çok ilginç. eee aldığın şeyin üstünü okumazsan böyle olur. ama benim daha çok işime geldi; hem bu fırçalarla tırnaklara şekil çizmek daha kolay, hem de istersen yine dümdüz boyayabiliyorsun tırnağını. normal fırçadan iki üç kat daha çok uğraşıyorsun ama olsun, şu renklere değer valla :)