Perşembe, Ekim 05, 2006

lunapark çocukları

Dönme dolabın döndürüp de dolaplar çeviren büyüsüne kapılıp öylece bakakalmıştım; kafam yukarda, gözlerim korku dolu... Asla ama asla cesaret edememiştim binmeye o döndürüşlü ve de gösterişli dolaba.
Ama balerina her zaman dostum olmuştu benim; sevdiğim, özendiğim ve özlediğim... Yıllar boyu "Baba beni zeynebe götüüür!" diye yalvarmamış mıydım zaten? Zeynep Koşuyolu'ndaki lunaparkta sahne alan(!) oturgaçlı dansçı (!!), babamsa biricik kızının bu arzusunu yerine getirmeyi görev bilen sevgi dolu adam...


Fakat yine de en çok sevilen, en çok güvenilen ve de en çok ziyaret edilen hep atlı karınca olmuştur. Beyaz atlı prensin, prensini çifte atarak bertaraf eden yaramaz atı tamam da, o karıncayı hiçbir zaman anlayamamıştım. Haniydi, neredeydi o karıncalar? Çok küçük oldukları için mi göremiyordum, yoksa ben mi çok küçüktüm göremeyecek kadar?!


Yine de hala göremediğime göre o karıncaları, hala rüyalarımda sayıkladığım için lunaparkı... Hala biraz küçük sayılmaz mıyım ben de???
;P

3 yorum:

foondah dedi ki...

ortadaki resimde balerinanın arkasında "aslı" yazıyor sanki, hoş bir tesadüf sankim ;))

tseyn dedi ki...

hem yazıyı yazar hem de ilk yorumu ben atarım diyorsun:))
ya bu lunapark da nerden esti.bir çocukluğa özlem duyuluyor galiba ismine yakışan şekilde. ya valla benim için en unutulmaz lunapark anısı küçükçiftlikte ablamla bindiğim ekspress de gözlerimi bir daha açmayacak şekilde kapamış olmamdı. tüm renkler birbirine giriyordu gece karanlığında ama ben bunu sadece bir saniye görebildim. Ama en çok korktuğumda gondol oldu,her ne kadar lunapark ortamında binmesem de!
yaa arkadaşlar hadi harçlıkları toplayın,çarpışan arabalara binmeye gidelim....

foondah dedi ki...

eveeeeet nunapayka gideliiiimmmmmmm hehehe ama bu defa gondol mondol yakınından geçmem valla :P